Template Tools
You are here :  
Todays is : Thursday, 23 November 2017
ULUSLARARASI YEREVAN KONFERANSI UZERINE Версия для печати Отправить на e-mail
Написал Administrator   
Monday, 31 October 2011

Centre de la Recherche Scientifique du Dersim Koçgiri

 Dersim Koçgiri Bilimsel Araştırma Merkezi(CRSKD)

 

ImageDr Ali KILIÇ                                                                       

Paris 28-10-2011

 

         ULUSLARARASI  YEREVAN  KONFERANSI ŰZERINE

 

28-30 günlerinde   Ermenistan baş kenti Yerevan’da Zaza Halkının Tarihi,dili,kültürü, identitesi, üzerine FRIEDRICH CARL ANDREAS (BAGRATOUNI)nin 150 doğum yıldönümü nedeniyle   bir uluslararası Konferans  düzenlendi.(1)

Biz  bu uluslararası Konferans’a katılmak için   15 Eylül 2011 tarihinde  Konferansın düzenlecileri olan Sn Prof.Dr. Victoria Arakelova’ya ve Sn  Dr   Khachik Gevorgyan’a ekte sundugumuz dilekçe (2) ve  Konferansa sunulacak metnin özetini gönderdik. Fakat  bu çok saygın Ermeni  bilim adamlarından hiç bir cevap alamadık. Bunun için Konferans Programına ilişkin görüşlerimizi kamu oyuna duyurmak istiyoruz.

Ilk bakış çarpıcı gelen çok  farklı birbiriyle ilgisi olmayan  iki durum arasında kurulan bağlantıdır. Bu bağlantı zaman ve mekanda  gelişim ve değişimin dialektik süreci  açısından temel bir aykılık bir çelişkiler bütününü ortaya koyuyor. Aykırlıktır, çünkü,« Zaza Halkının Tarihi,dili,kültürü, identitesi, » sorunu gizemli perdenin arkasına kapanık bir devletin sömürmek istediği siyasal pragmatik resmi devlet ideolojisinin jeostratejik politikasının aracı  oluyor. Çelişkiler bütününüdür, çünkü şu anda olan ve olmayan bir arada ele alınıyor ve  varolan  bu anlamda  kendi  çelişkisini  kendisi sergilyor. Halkların gerçekliği saptırılıyor. Oysa biz, hiç bir eğemen  ulusa imtiyaz tanımadan tüm  ezilen ulusların ve halkların kendi kaderlerini tayin etme konusunda  tavizsiz  tavrımızı  2008 ve 5 eylül 2009 tarihli yazılarımız da ortaya koymuştuk.(3) Batı Ermenistan, Karabağ ve Kızıl Kürdistan konusunad. Jenoside maruz kalmış Yahudiler ve Ermenilerin aydın ve bilim adamlarının hala   kendi jenosid traumalarından  kurtulmadıklarını, resmi devlet idelojilerinin tusakları olarak, gerçeklikten uzak, inkarcı, ulusçu subjetif idealistçi  tezlere mahkum olduklarına tanık oluyoruz. Yahudiler ve bilim adamları için   Yahudilerin jenosidi var  ama Ermenilerin  Jenosidi yok, Ermeniler ve bilim adamları için    Ermenilerin jenosidi var ama Kürdlerin jenosidi yok. Oysa Kürdler Yahudiler Ermeniler Assyro Keldaniler Grekler gibi  jenoside maruz kaldıkları gibi bugün Orta Doğu’nun 40 milyondan fazla halk ve ezilen ulus olarak kimyasal bilojik bakteriolijik silahlarla bir jenosid yaşıyorlar. Siyasal ve küultüurel ekolojik Kürd jeneosidi bunun ayrılmaz bir parçasır. Yahudi ve Ermeni bilim adamları Einstein’in ikinci dünya savaşında takındığı bilimsel  sorumluluğu dışlayan  bir tutum içinde olduklarını gözlemliyoruz. Bunlar Kant’ın  deyişiyle “kavramsız olgular kör, olguya dayanmayan kavramlar boştur”. Siyasal körlük  ve boşluk içinde kıvranıp durmak bilimsel sorumluluğa aykırıdır. Bizce bilimsel tutum konulara art niyet ve önyargıdan uzak, inançlardan arınmış, kısa ve kolay yoldan sonuçlara ulaşmaktan kaçınan, gerçekçi, nesnel, bilimsel  eleşirel bir yaklaşım biçimidir. Bilimsel tutumu edinmiş kişi, olgu ve olaylar arasında diyalektik ilişkiler kurarak yeni sonuçlara varabilme yeteneği kazanır ve gelecekle ilgili geçerli ön deyilerde bulunmaya çalışır. Bilimsel nitelik kazanmak, biriktiren kişilikten, araştıran, eleştiren, ve katkıda bulunan kişiliğe dönüşmektir. İstenen insan, açık-seçik olan, yaşamının her noktasında kendini yeniden gözden geçiren, üretilmiş bilgileri ezberleyen değil, dialektik aklın bilimsel yöntemler doğrultusunda kullanarak ortak nesnel  bilimsel  bilgi birikimin, yeni bilgilere ve yapıtlara dönüştüren, yaratıcı ve üretici bilim  adamı olmak ve bilimsel sorumluluğunu taşımaktır.Konuya giriş için  felsefi anlamda çelişkilere bakalım.

Hegel .« Birşey, bu şimdiki anda burada, başka bir şimdiki anda orada olmasıyla değil, ancak aynı şimdiki anda hem burada olması hem de burada olmamasıyla, bu ”burada”nın içinde hem olmasıyla hem de olmamasıyla hareket eder. Eski diyalektikçilere hareketin içinden çıkarttıkları çelişkileri teslim etmek gerekir, ama bundan hareket olmadığı çıkmaz, hareketin, varolan çelişkinin bizzat kendisi olduğu çıkar.” (4) Düşüncesini ileri sürereken, Engels: ”Hareketin kendisi bir çelişkidir;» diyordu.« Daha yalın mekanik yer değiştirmenin kendisi bile, ancak bir cisim bir ve aynı anda hem bir yerde hem de bir başka yerde, hem bir ve aynı yerde olduğu ve hem de orada olmadığı için gerçekleşebilir. Ve hareket, işte bu çelişkinin sürekli olarak ortaya çıkma ve aynı zamanda çözülme biçimi içinde bulunur.”(5) » Konferansçılarımız şimdiki anda hem burada olması hem de burada olmamasıyla, bu ”burada”nın içinde hem olmasıyla hem de olmamasıyla hareket» ederken sonuçta  ANTRANIK’in DERSIM ab u hayat suyunu içmeye çalışırlar.

 

KONFERANSIN  DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Konferans’ın açılışını Prof. Dr. Garnik Asatrian (6) Dr. Ara Papian (7) Prof., Dr. Uwe Bläsing (8) yaptılar.. Ilk söz alanların arasında  Asatrian’ın eşi  Victoria Arakelova  Alevilerin şîî inacı üzerine  konuşmasından  sonra ,  Ermenistan Bilimler Akademisinden Dr  Tigran Sarukhanyan(10) Carl Friedrich Andreas (1846-1930) ile  «Zazaca »  incelemeleri konusunda bir konuşma yapacaktı. Üç gün sürecek olan bu Konferansın özü Ermenistan Devletinin yıllardan beri kurcaladığı ve bilerek örgütlediği « Zazaistancılık» maskesi altında uzun vade de« Tarihi,dili,kültürü, identite»sini kapsayan Batı Ermenistan  Projesidir.

Gerçi Carl Friedrich Andreas’ın 1882 de Mainyo-i-khard kitabının Westergaard tarafindan Pehlevice ‘den  çevrilen  bazı fragmanlarını(10) yayınlandığını biliyoruz.Ama Andreas, Frederic’in Iranische Dialekt Aufzeichnungen incelemesi(11) nde Kırmaçki’yi ne kadar incelediği tartışma konusu. Zira  Kaj Barr tarafından yapılan Kürtçe dialekt incelemesi yanında Arthur Christensen’in Sivändi, Yäzdi ve Sôî dialektleri çalışması var. Bu inceleme Friedrich Andreas tarafından yapılmadığı  ve ele alınmadığı gibi Kırmaçki ile ilgisi yok. O halde,   Kırmançki (Zazaki Dimilki) üzerine  uluslararası bir Konferans düzenlemesi ile FRIEDRICH CARL ANDREAS (BAGRATOUNI)nin 150 doğum yıldönümü  arasında ne tür  bir ilişki ve bağlantı var? 1916 de  Hollanda da yapılan Konferans ‘da Andreas’ın  yaşamı ve çalışması üzerine  konuşma yapan Johan Eyser bilgilerini  Prof. Alfred Ralilfs Alfred Bertholet, Enno Littmann, Jacob Wackernagel ve  Dr. Herman’dan aldığını gözönüne alınırsa, Johan Eyser burada Andreas’ın «Zaza» dili üzerine  bir inceleme yaptığından asla bahsetmez. Bu konuda Dr Tigran Sarukhanyan ‘ın  Carl Friedrich Andreas (1846-1930) ve  Zaza Incelemeleri konusunda neler söyleyeceği gerçekten  merak konusudur. Amerika’lı araştırmacı Chris Gratien ‘in  Dersim (12) ulusal kimliğini  Osmanlı devleti sınırları içine ele alması Kozan, Zeytun’la bağlantı kurması tarihsel gerçekliğe aykırıdır. (13) Bir kere Osmanlı emperyalist Orduları Dersim’ 108 kez saldırıda bulundular. Chris Gratien zahmet  edip  ANDRANIK ‘i okusaydı bu saldırılar sırasında bir kez NOROU köyünde oturan MIRAKE NOUR’un torunlarından on savaşçı bizimle (ALU) savaştılar. Bu Direniş ise ANDRANIK’in bilmediği Çhemé ŞERXANU ‘da geçmedi. Chris Gratien’in  değerlendirmesi Nicolas Adontz'un 1908 de  hazırladığı « Armenia in the Perinod of Justinian » incelemesinin etkisini taşıyor. Nitekim Asatrian bir açıklamasında « Kürdlerle ilgili olarak. N.Adonz'un bu çalışması, halkımızın tarihsel yazgısını değerlendiren, Hayasdan'da Kürtlerin yayılmasıyla ilgili sorunlara ışık tutan önemli bir belgedir. XVI. yüzyılın ilk yarısı, Kürtlerin kütle halinde Hayasdan'da yayılmaya başlamalarının tarihidir. Bu dönem yine halkımızın çileli yoksulluklarla dolu yeni bir yıkım döneminin başlangıcıdır ve yurdumuzun önemli kesiminin yitirilmesiyle sonuçlanmıştır.» Dolaysıyla Asatrian sorunu XVI  Yüzyıldan itibaren  ele alması « Kürtlerin kütle halinde Hayasdan'da yayılmaya başlamalarının tarihi» demesi bir başka tarih çarpıtmasıdır. Yine  Victor Nadein-Raevskij  ANTRANIK ‘i okusaydı DERSIM kitabında  hep Kürd ifadesini kullanır.Türkiye’de  « Zaza» kimlik sorunu, Dersim’de Kürdlerin inkarı üzerine kurulmuş bir varsayımdır. Victor Nadein-Raevskij kimlik sorunu emperyalist sömürgeci devlete  karşı  verilen silahlı mücadelesinin dışında ele alması, böyle bir arayış içine girmesi onu  bölücü AKP politikasının saflarında yer almaya kadar götürüyor, Victor Nadein-Raevskij halklarımızın saflarını bölüyor. Gece gündüz  dağlarımıza bomba yağdıran gerillarımıza karşı kimyasal silah kullanan TC ordusunun  saflarında yeralan tarihsellik ve kimlikle ilgisi olmayan  iki yüzlü bir anlayıştır.Bu iki yüzlü politikanın diğer figürü Nodar Mosaki ‘dir. O,« zazalar Kürdlerin bir alt etnik gurubu mu yoksa ayrı bir halk mı» ?  diye sorarken emperyalist bir ideolojinin etkisinde  olduğunu açıkça  ortaya koyuyor. Diyelim ki, zazalar Kürdlerin bir alt etnik gurubudur o halde bunların emperyalist sömürgeciliğe karşı silahlı mücadelesine katılmasından başka  bir kurtuluş yolları var mı? Başka bir değişle eğer  zazalar Kürd değil ayrı bir halksa,o halde bu halkın Türkiye ve Kürdistan halklarının birleşerek emperyalist sömürgeciliğine son vermesinden  önünde başka bir engel mi var ? Başka  kurtuluş yolumu  var?  Besbelli Mosaki bir bilim adamı değil, bir piyondur.Esas düşünce onun değil Asatrian’a aittir. Asatrian bu konuda şunu diyor:« Ben Zaza halkının politik mücadelesine kesinlikle katılmıyorum. Benim çalışmam tamamen bilimsel bir çerçeve ile sınırlıdır. Ama Zaza halkının kendi içinde kendi aydınları vardır, ve bu aydın insanlar Zaza halkının politik mücadelesini omuzlayacak ve başarıya götüreceklerdir. Bundan eminim. Kürt arkadaşların şunu çok iyi bilmelerini istedim.Yükselen Zaza ulusal mücadelesini bir takım karşı propagandalarla ya da ön tedbirlerle önlemek mümkün değildir. Çünkü bu bir tarihi gelişimdir. Bu tarihsel gelişmeyi durdurmak mümkün değildir. Öte yandan, ben şahsen Zaza halkına karşı saygı ve sevgi duyuyorum. Kendi bilimsel çalışmalarımı bu halkın sorunlarına yönelik olarak geliştirmek beni mutlu ediyor. Bu halkın sorunlarının çözümü için elimden gelen her şeyi yapma konusunda kararlıyım, bundan kimse beni alıkoyamaz. Bunun sebebi de şudur: Ben şundan eminim ki, Zaza halkı, birçok yönden Ermeni halkına en çok yakın olan bir halktır.Zaza halkını kesinlikle Ermeni halkından ayrı düşünemiyorum.Fakat bu, Kürtlere karşı ilgisiz olduğum anlamına da gelmiyor. Kürtlere karşı da sevgi ve saygım sonsuzdur.Zaten bu nedenledir ki, 10 yıldan beridir Kürdolog olarak çalışmaktayım... Ümit ediyorum ki, eski Ermeni tarihçilerinin bize bildirdikleri Dılmiklerin devamı olan bugünkü Zaza halkı kendi bağımsızlığına kavuşacak ve Zazaistan'ı teşkil edecektir . Zazaistan ve Ermenistan bizim müşterek anavatanımızdır ..»(14)..Bence Uluslararası Konferansın düzenlemesindeki temel dünya görüşü budur.

            Madem ki«Zazaistan ve Ermenistan bizim müşterek anavatan»ı o halde niçin  Byzans öncesinde  üç asır boyunca  Dersimi sömürgeleştirip  vergilemeye (15) tabi tuttunuz ve   Byzans’la birlikte Dersim’e karşı sözleşmeler imzaladınız? Neden eski çok tanrılı dininizi terkedip Zerdüşt  dinini seçtiniz? Perslerin eğemenliğine girip ermeni  komutan Dadarsi (16)  ile birlikte  Dersime  saldırdınız? Neden  Zerdüşt  dinini terkedip sonra o geçmişin mirasçısı olmak için  bin dereden su taşıdınız (17) Nedenn  hristiyan olduktan sonra  ordularla bize saldırdınız zorla bizleri Hristiyan etmek izediniz(18)? Neden 11 Nisan 1872 de Büyük Vezir Nedim Mahmut Paşa’ya sonra onun yerine geçen Mahmu Paşa’ya şikayet mektuplarını yolladınız? Neden Konstantinopolis Ermeni Patrikhanesi 10 EyLül 1876 Abdül Hamid’e başta Şah Hüseyin Beg olmak üzere  Dersimlileri  şikayet ettiniz? Başak bir değişle neden   sadece  Dersimliler hakkında değil, fakat aynı zamanda  Kiliseleriniz Patrikhaneleriniz 1873 de « Kürd Beylerini » (19) 1876-77 lerde Sultan Abdüul Hanid’e  onlarca raporla  binlerce şikayet dilekçesi gönderip Dersimlileri  ve Kürd Beylerini sürgün ettirdiniz? Neden Sultan Abdül Hamid’le Ittihat Terraki Komitesiyle  işbirliği yaptınız? Neden 1907 Dersim Ayaklanması döneminde Sultan Abdüué Hamid ve  Ittihat ve Terraki sahhında yer aldınız?

 

        I. KONFERANS VE DİLBİLİM SORUNU

 

 Konferans’la ilgili dilbilimle ilgili   olarak sorulacak çok soru var. Ilkin  sorulacak soru, meselenin özü nedir sorusudur? Kimdir Dr Garnik Asatrian? Amacı nedir? Dilbilimsel açıdan unutulan ermenicenin  « Dlmek » lehçesini kimler ve nerede  konuşuluyor? Başka bir deyişle, « Dlmek » lehçesi ermenicenin bir lehçesi midir?

Eğer lehçe ermenicenin bir lehçesi ise nasıl olur  büyük Ermeni dilbilimci Adjarian Hratchia (20) 5 ocak  1908 da A Meillet’in yönetiminde hazırladığı  bilimsel ve akademik tezinde  bu lehçeye(Delmig) e yer vermedi?  «  Adjarian, Hratchia (1876-1953)   Classification des dialectes arméniens Ermeni Lehçelerinin Sınıflandırıması » tezi jurysinde R.Gothiot ve F.Macler’ bulundular. Ermeni bilim adamı Adjarian, Hratchia tarafından yapılan tez eski Ermenice ile yeni Ermenice yi bir birinden ayırdı.Başta Patkanoff olmak üzere Sargisean,J Hanutsz,Tomson,L Msériants’ çalışmalarından yararalanır. Adjarian, Hratchia göre Ermeniler « Xarzan Slivan Samsad ce Cilicia da kürdçe  konuşurlar»(21) Adjarian doğu Ermenicesi lehçlerinden Erivan,TiIflis,Karabag,Samaha, Astraxan, Dijoulfa ve Agulis’i inceler. Adjarian batı Ermenicesi lehçlerinden 21 tanesini inceleme konusu yapar. Adjarian Kharput ve Erzinghian  lehçelerini incelerken« Dersim’de konuşulan  »lehçe için « 1900’da Tiflis yayınlanan seyahat kitabına başvurabiliriz» (22) der.   Ancak sözü edilen kitap Andranik’in DERSIM adlı kitabıdır. Andranik, buradaki  bu lehçeden bahsetmez. Bu açıdan sorunu derinleştirelim. Kimdir Ara Topiyan ve  Victoria Arakelova? Nedir bunların idelojik politik  amaçları?  Nedir Ermenistan devletinin Dersim’le ilgili resmi  devlet geopolitik  politikası? Ara Topiyan’ın 1998 de  yazdığı Kimdir Asatrian’ın üç milyonluk « zaza » ordusunun ermeni  mason  locası şefi Leylekian trafından tayin edilen  « sahte» cephe komutanı? Ermenilerin jenosidi konusunda bu masonların geçmişte olduğu kadar günümüzde bu inkarcı işbirlikçilerin politikası nedir?

 

1.Dr Garnik Asatrian

Asatrian kendisini şöyle dile getiriyor.«7 Mart 1953'te Tahran'da doğdum. 1967'de ailemlebirlikte Ermenistan'a göçettim.1971'de Yerevan Üniver-sitesi İranistik bölümünegirdim. 1976'da üniversiteyi bitirip Leningrad Üniversitesi Doğu bilimleriEnstitüsü'nde doktora tezimi hazırlamaya başladım.Beş yıl süren bu çalışmanın sonunda, 1981'de Yerevan'a dönerek Yerevan Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. Zaza sorununa ilgi duymaya başlamam da oyıllara rastlar . 1980'den itibaren de Zazaca'yı ciddi bir çalışma alanı olarak ele aldım ve bu konuda birçok makale kaleme aldım».

Yazdıklarıa bakılırsa Kırmaçki bilgi seviyesi oldukça düşüktür. Toros ‘un bize sunduğu türkçe metinde Sayın Asatrian  Kırmançki` de öküzle ineği birbirlerine karışıtırıyor.Asatrian Kırmançki de «öküze-ga» ile «Ineğe ise  manga» denildiğini bilmiyor. Besbelli ki Asatrian Patkanoff (23) ‘un 1871 de yayınlanan «Ermeni dili üzerine incelemeler »adlı kitabı okumuştur. Bu  kitabın 7 sayfasında Patkanoff« Sanskritçe  ve zendce de  dă nın  vermek,  daçan ise  on olduğunu yazar.. Sanskritçe de gō zendçe de gao inek » demektir» der..Oysa Kırmaçki`de Ga o, öküzdür, Ga öküz, manga ise inek demektir. Asatrian, kuşkusuz Kırmançki`ye öküzü  inek olarak kazandırmıştır.

Asatrian  Zazaca'nın ermenice’nin dilmek lehçesi olduğunu iddia eder. Adontz ile  örnek verir. Asatrian  « N.Adonz'un makalesinde andığı ZAZALAR hakkında da bir iki söz etmeliyiz.» diyor.« Bu halkın temel çekirdeği Dersim'de olup, yaşadıkları bölge Yüksek Hayasdan'ın en kuzey kesimlerinden, Fırat'ın iki kolu arasındaki kuzeyden Erzincan, güneyden ise Murat arasındaki alanlardır. Zazaların toplam nüfusunun bir milyon cıvarında olduğu tahmin ediliyor.» Oysa Asatrian bir başka yazısında üç milyon zaza dan bahsederdu.« Bu halk kendini DIMLİ ya da DIMLA olarak adlandırmaktadır. Ermeni kaynaklarına göre DLMİG'dir (Arisdages Lasdiverdtsi)(24) Bu adlandırma DELMİG biçimiyle benzeşmektedir, ki Delmig DEYLAMLI ya da Deylam'da yaşayanlar anlamına gelir. Zazaların Hayasdan'da belirmesi X.-XII. yüzyıllarda Deylamlıların (Eski Tabaristan'da yaşayanlar) İran'ın Hazar denizini çevreleyen bölgelerden birkaç dalga halinde göçe zorlandıkları tarihle çakışmaktadır.» der.

 Biz hem  Arisdagues de Lasdivert kitabını hemde Adontz ‘un  kitaplarını inceledik.Ancak, böyle bir tanımlamaya Delmig’e rastlamadık.

Dr. Eberhard Werner (25) e gelince O  daha önce Türkiye’de sunduğu  ve Dr Z Selcan tarafından  çevrilen konuşmasından başka bir şey sunmuyor. Ozellikle The Struggle for Zaza Identity – Cognitive Anthropology:Emic and Etic Aspects of the Zaza Worldview Eberhard Werner’in sunduğu expozedir. O nun daha önceki(26) çalışmalarının bir devamıdır. Bu incelemeler ancak misyonerlik dinsel amaçları için günümüzdeki denemeleridir.

 

II.  KONFERANS VE TARİH SORUNU :ASATRİAN VE KŰRDLER

 

Asatrian   ve çevresi  Kürtlerle ilgili olarak karanlık bir tarih anlayışının temsicledirler. Ona göre  « Mar milleti, ki Kurt adlandırılırlar.) Böylece, Marlar (Mar milleti) terimi Ermeni ortaçağ-sonu yazınında Kürtlerin adlandırılmasıyla ilgili olarak kullanılmış olması yanılsamadan ibaret olup daha fazla değer taşımadığını anlayabiliyoruz. M.Ö. V.-IV. yüzyıllarda tarihçi Xenophon'un sözünü ettiği Gartukhlar da (Ermenice Gartukhner; Grekçe Kardiokhoi ) Kürtlere ilişkili değildirler.».Ona göre « N.Adonz doğrudan ve gerçekçi biçimde Kürtlerin Hayasdan'a girişinin ülkenin toplumsal panaromasını değiştirmediğini belirtmektedir. "Yerleşik çalışan toplumun temel çekirdeğini -her zaman olduğu gibi- Haylar oluşturmaktaydılar." Bununla birlikte hemen belirtmeliyiz ki, Hayların Kürtler arasında erime süreci daha sonraki yüzyıllarda hız kazanarak sürmüştür. Abartmadan diyebiliriz ki, Batı Hayasdan'daki (Kürt yazarlarının terminilojisinde "Türkiye Kürdistanı"), Kürt halkının oluşum ve biçimlenme sürecinde Ermeni ögesi önemli rol oynamıştır. Bu tarihçilerin resmi devlet ideolojisine hayata geçirmek için bilimsel çalışmalardan uzaklaştıkları bir gerçektir.

Bölgenin tarihöncesi durumu üzerine olduğu kadar diğer dônemlerle ilgili araştırmalar yapan  bilim adamları, Diakonov (27) Safrastyan (28)Minorsky,Adontz Nicolas,Sayce,F.T. Dangin,Tarihçlerden Raymond Kévorkian, dilcilerden Asatrian,Garnik(29) etnologlardan Gevorg Haladjan (30) Avétis Aharonian (31) ortaya koydukları bilgiler tartışma konusudur.Diakonov,Safrastyan,Minorsky’nin güdümlüçalışmaları bir yana Prof.Asatrian Garnik’in Dersim dilini bilmediği halde bu dilin (Kırmaçki-Dîmîlî)nin “ermenice’nin “dlmek” lehçesi olduğuna ilişkin ileri sürdüğü tezi bilime ve bilimseliğe tamamen aykırı bir tezdir.Bu tez TC Genel Kurmay albayı Nazmi Sevgen’in ve Ermeni jenosidine fiilen katılan katil Ziya Gökalp’In savunduğu zazaları türkleştirmek isteyen   teze yakın bir tezdir. Başka bir deyişle,   bu tez onun 3000.000luk zazaları ermeni sayanAsatrian ‘in Kurmay albayı Nazmi Sevgen’in ve Ermeni jenosidine fiilen katılan katil Ziya Gökalp’In savunduğu zazaları türkleştirmek isteyen   teze yakın bir tezdir. Başka bir deyişle,   bu tez onun 3000.000luk zazaları ermeni sayan kurduğu  Dersim Kurtuluş Cephesinin Pan Arménianizm  ülküsünü gerçekleştirmek  isteyen ütopik siyasal tezinin bir parçasıdır.  Dersim Kurtuluş Cephesinin Pan Arménianizm  ülküsünü gerçekleştirmek  isteyen ütopik siyasal tezinin bir parçasıdır. Nitekim Fransa ‘da Tarihçi araştırmacı Hracht Bedrossian ‘nin  Konferanslarını iptal ettiren Ermeni masonlar locası  ve onu şefi Laurent Leylekian bu Cephe başkanlığına Dersim kökenli birini başkan olarak atamıştır. Asatrian Kürdlerle iliskin olaark Kürdlerin nufusunu düşük gösterir.

 

«The Kurds are one of the Iranian-speaking nations of Near East. The endoethnonym: KURD, KURMANJ. The language belongs to the North-Western group of the Iranian dialects.The geographic area of distribution embraces several states. The total number of the Kurds is estimated at 17 to 20 million, viz.: Turkey – 7 m., Iran – 5-6 m., Iraq – 4 m., Syria – 1-2 m. Severalscore of thousand Kurds live in the CIS countries, mainly in Azerbaijan, Kazakhstan, Turkmenistan. In the late 20th century significant Kurdish communities have been built up in Western Europe, mainly in Germany. Meanwhile, the ethnonym “Kurd”, having a rather late tradition of indicating an individual nation (since the 19th century) is integrating a group of tribes and tribal confederationswhich are ethnically, linguistically and confessionally extremely diversified.» http://www.hra.am/file/minorities_en.pdf

SONUÇ bizim için Kırmançki bir dildir. Güney  zazakisi ile Kuzey dimilisi Kırmançki nin lehçeleridir. Mevcut alfabe denemeleri buna cevap vermekten yoksundur. Temelsiz fonolojik ve morfolojik syntaxtik zorlamalar dili doğallığından koparan tehlikeli denemelerdir.

IV KONFRANS VE DINI İNANÇ SORUNU .VICTORIA AREKELOVA

Konferans’da  konuşan sunulan diğer   katılımcılardan Victoria Arakelova (32)Annika Törne (33)  Garik Grigorian (34)a söyliyeceklerimiz Arakelova Auguste Carriére (35) in 1893 de Roma  XII Doğu Bilimciler Kongresine sunduğu incelemenin Dersim koşullarına uymadığı bu konuda Papaz Andranik’in yaklaşımı taammen Ermeni kilislerinin dokmatik politikalarının ürünü olduğunu Dersime Kiliseler  kurulmadan önce biz Halvolri gözelerinde daha yüzlerce gözede  kurnanlarımızı kesiyorduk. Annika Törne ye gelince. Dersim’de alevi Bektaşi  ve Dedelerin  Tekkeler sorunu Gevorg Hallacjan'ın dile getirdiği ve Dr Asatrian yağmalaya çalıştığı görüş Ermenilerin Yahudi dönmelerinin  Dersim’deki pr5atiklerinden başka bir şey değildir. Dr Garik Grigorian  her şeyden önce  Papaz Josep Saldalgian (36) ile  MINAS TCHERAZ'ın 5 Eylül 1892 de II. Doğu Bilimciler Kongresine sunduğu Ermeni Mytholojisini incelemesini dileriz.. Her üç araştırmacı neden Adontz ‘un  Revue de l’Orient  Cheretin Tome IV (XXVI) 1927-1928 de yayınlanana Les Fetes  de l’Eglise Armenienne  listesine  GAGAN’ı listeye almadıklarını açıklasınlar.  Ermenilere şirin görünmek için  Iran Orta Dogu ve Mezopotamya halklarının ortak bayramı GAHANBAR ermeni bayramı olup olmadığını açıklasnlar.  Bunun yanında  bu üç kişiye açıklamak istediğim şunlardır. Konferans ‘da olsaydım aynen şunları iletecektim.

    Bu konuda, özellikle  kaynak  olarak Zarathousthra’dan etkilenen, Iran’da Firdewsi  ve Afganistan’da Nezami  Anadolu’da Mewlana ‘nın  önayak olduğu  gelişmeler ilginçtir. Kısaca  Iran’da, Nezami(37) ile  Firdewsi (38) Mevlana’ nın yaptıkları  çalışmalar köken olarak Zarathoushtra’nın çalışmalarına dayanır . Medce ve Zendce yazılan Zend Avesta, Sasaniler döneminde  değişik yorumlara rağmen özde hiç bir şey değiştirmiyor. Bu konuda,«Çivi yazılı metinlerin okunuşu»(39)  , Sir Henry Rawlinson ile Jules Oppert´in olumsuz yorumlarını incelemek gerekir.

Zend Avesta ´dan yola çıkan Firdewsî’nin epik şiiri Şahname´si Iran halklarının  sözsel ve yazınsal bir tarihidir. Dikkan’lı Mevlana Ahmed’in oğludur. Zengin,verimli topraklara sahiptirler. Toûs ırmağından kanallarla topraklarını sularlar.  Zerdüşt geleğini sürdüren bir aile olarak Şiiliği seçerler. Firdewsi, Şii, materyalist ve tanrı tanımaz bir bilgedir. Dikkan’lı ozan olan Dakiki’nin Zerdüşt töresini aynen sürdürür. Şahname üstüne 35 yıl çalışır. 60.000  mısralık epik şiiri yazar. Bu eserdeki Zal î  Rustem’in  Türk orduları komutanı Afrasiab  ona oğlu Şohrab’ı (40)öldürtmesinin trajik pek çok durumu yazar. Ilk defa “Kürdistan” (41) sözcüğünü kullanan  Firdewsi, epik şiiri Şahname, Ayaz aracılığıyla Gazneli  sunni islam  Sultan Mahmud’a okur. Okuma yazması olmayan ve bir fırıncının oğlu olan Sultan Mahmud, Firdewsi’yi Şii, materyalist ve tanrı tanımaz olarak niteler ve onu idama mahkum eder. Kenti terkeden, Firdewsi, Sultan Mahmud’un idam kararına uzun bir şiirle cevap verir.

 

“Aia, Şah Mahmud-e keşuar goşâi

Ze man gar natarsi, betars az  Xodaî

Garavidan ke Şahi be giti torast

Beguyi ke in xîre goftan çerast?

Nadidi to in xatere tize man

Nayandişi az liğe xun vîze man

Ke bad din o bad kış xâni marâ

Manam şir-e nar miş xânî marâ

Marâ ğamze kardand ke ân bad soxan

Be mehre nabiy o Ali şod kohan

Manam band-ye har do tâ  rastxız

Agar peikaran Şah konad riz riz

Man az mehre  in har do Şah nagzaram

Agar tiğ Şah begzarad  bar saram

Manam  bande-ye ahle beite nabi

Seteyande-ye xak-e paie vasie

Har ânkas ke dar delaş boğze Ali-st

Az-u dar cahan xartar gu ke kist?

Ma-ra sham dady ke dar paye pil

Tanat ra besaâyam ço darya-ye Ali’l

Natarsam ke daram ze roşandeli

Bedel mah-re can Nabi o Ali” (42)

 

  Firdewsi’nin bu duruşu, övgüye değer.

 

Nezami’nin Behram Goûr ve Firdewsi’ nin  Bizan î Manija versiyonu Güney Kürdistan’da konuşulan Goranca ve Hewramanice yazılan metinlerin Kûrdçenin lehçelerinde yazılmıştır. Annesi kürd (43) olan Nezami’nin   Haft Peykar adlı eserinde yer verir. Nezami eserinin yazılma nedenini :

 

“Süslü giysiler  aydınlatır eserimi

Tıpkı Zerdüşt’ün Zend Avesta’sının Majları gibi

(..)

Yönelelim ,büyütelim genişlemesine  biricik eseri” (44) diye dile getirir.

            Buna rağmen Nezami ,Firdewsi gibi direnmez. Eserlerinden  birini  Erzincan Mengüçoğullarından Emir  F Bahram Şaha ithaf ederken, Hüsrev ile Şirin’i Gazne’de Muhammed Ibn Eldigen Cahan Pehlivan’a , Haft Paykarı da Azerbeycan’lı Alaaddin Körb Arslan’a  ithaf eder. Ama Haft Peykar’da (45) Bahram Goûr  ile Kürd çobanın  karşılaşmalarını şiirleştirir

 

“Şah bunalınca  yalnız biner atına çıkar ava

Ceylan avlar zevk duyar bundan

Sevinçle döner Saraya. (..) bir gün uzakta  yükselen dumanı görür” Ateşden yükselen duman varsa, ateşi yakanın içilecek suyu vardır”der kendi kendine. Dumana doğru yola çıkar, orda kurulmuş bir xemdé(çadır) da etrafını koyun sürüsünün çevirdiği yaşlı bir kürd çobanı keşfeder” (46)

 

            Aslında Nezâmî’nin Behram Goûr   aracılığıyla keşf ettiği Kürd çoban  kendi dedesidir.Gerçek şu ki, Iskendername’(47)nin ikinci bölümü olan Şarafnâme’dir. Şeref Khan, Nezâmî’nin eserini kendisine  model alır, genişletip Şerefname olarak piyasaya sürer.  Ama Şerefxanê Bedlîsî, kitabında asla Nezâmî’den bahsetmez. Öte yandan Idrisi Bdlisi’nin Hasht Behesth    ( sekiz Cennet bahçesi) Nezâmî’nin Haft Paykar’ı şemasına göre tanzim edilimiştir. Bitlisi’nin elyazmaları BNF de 59(XVI) farsça 76(XVI s) supl. Persan 1558(def XVII)  bulunmakta ve yayınlanmamıştır.  Hasht Behesth ‘in   yayınlanması ve bilimsel olarak Haft Paykar’la   karşılaştırılması,  hem daha önce Yavuz Sultan Selim’e yazığı mektuplarda  onbinlerce Zerdüşt,Ezidi,  Qızılbaş Küdlerin jenosidinde oynadığı rölü,  hem de yaptığı hırsızlıklar ortaya çıkaracaktır.  Hikmat al Israk,( Doğu Bilgeliği)nın ,  Opera Metaphysica et Mystica’nın ,şiî  yazarı, filozof Şohrawardî e Maragheh’in Halep’de  Selahaddin Eyyûbî tarafından 1191’de idam edilmesi sorunun başka bir yanıdır.

Firdewsi’  ve Nezami’den sonra , Mewlana  Celaleddin i Rumi’ (48)ve Divan e Kebir, Gûl deste, (49) en önemli kaynak olarak gösterilebilinir. Yine Mewlana aracılığıyla Iran Kürdistan’inda Sanadaj de  Qadiri Dervişleri(50) çok ônemli kaynaktır.Burada Mewlana’nin dayandığı kaynaklar Zend Avesta  kaynaklarıdır. Nitekim Mewlana ile Şems i Tebriz arasindaki ilişkiler (51) Diwane Şems î Tabrizi siirlestirilir. Dersim de Cemlerde dile getirilen ilâhiler RAA HAQ doktrinin muzikal temeli, Goran ve Hewreman bölgelerindeki ilahileri Mewlana’ nın deyişlerinde (52)  göz yaşlarından ebedi inciler gizemli yaşantıyı ele veriyor.Bunun sıradan bazı bilgisiz gatecilerin sözlemlerizle ilgisi zoktur. Sonsuz Ayna, (53) bu yansıtmanın başka bir alanıdır.. Kuskusuz bu yeni tip bir insanın ve yeni bir kûltürünün  orta çıkışıdır.Mewlana bunu (54)Yeni Insanın doğuşu adlı eserine ele alması çağı açısından önemli bir gelişmedir. Mewlana dayandığı kaynak özellikle Sanadaj Qadiri  Derwişleri Kürd kökenlidir.

Vital Quinet, Osmanli Idaresi tarihini yazarken imparatorluğun  dinsel kurumlarını inceler. Bununla ilgili olarak Haci bektasi Veli(55) ve Tekkelerin Osmanlı Orduları içinde Yeniçerileri  eğitme aracı olarak kullanır. Hacı Bektaşi Veli’nin  yaşamı 1997 de fransizcaya çevrildi. (56) TC devletinin ideolojisine adapté etmek ve kemalist ideolojinin  dayandığı bektaşî  incelemeleri P N.Boratav(57) a yükletildi.

 

Osmanlılaştırmanın, yeniçerileri ve  diğer azınlık halkları türkleştirmenin Pir’i  Haci bektasi Veli’dir. Vital Quinet,  göre, O, Sultan Orhan zamanında teşkil edilen “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, askerlerin sırtlarını sıvazladı. Böylece Hacı Bektaş-ı Veli'yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusunun, manevi hayatı Hacı Bektaş-ı Veli’ye bağlandı. Asırlarca Yeniçeriliğin piri, üstadı ve manevi hamisi olarak bilindi.

Yeniçeriler, dervişlerinin  cihad  duası onun eseridir. Dinin savaşa araç edilmesinin temeli,budur. Allah, Allah! İllallah! Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbang-i Muhammedi, Nûr-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli..." diyerek savaşa başlamaları,  savaş suçudur. Insanlığa karşı işlenen, halklara karşı işlenen jenosid suçlarında din cinayetlerinin rolü büyüktür. Bunlar uzun yıllar  bu askeri politikanın propagandasını yaptılar.  1826’da Dergah Avlusu'nda saf tutarak, Hacı Bektaş Veli Evladı'ndan postnişin olan zatın da katılması ile: 'Mü'miniz kalu-beli'den beri... Hakkın Birliğine eyledik ikrar... Bu yolda vermişiz seri... Nebimiz vardır Ahmed-i Muhtar... La Yezal mestaneleriz... Nur-ı ilahide pervaneleriz... Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile... On iki imam Pir-i tarikat cümlesine dedik beli... Üçler, beşler, yediler... Nur-ı Nebi Kerem-i Ali, Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş Veli... Demine devranına Hu diyelim Hu!' diye gülbang çektiler. Dersim halkının türkleştirilmesinde Hacı Bektaş Veli’nin rolü büyüktür

 

 

Son dönemlerde Hollada Dersim Vakfî ile ermeni yazar  sayın Hayreni  Movsev,  son  iki makalesi  ile  Ozan Mikhail  Aslan  arasında geçen tartışmalar Dersim tarihi,dili ve kültürünün geleşim sûreci üstüne ve Dersim Hollanda Vakfı’nın  bazı açıklamaları üzerine ,değerlendirmeler yapmamızı zorunlu kıldı. Bunun nedeni, bir birlerini tutmayan, gerçekliklerle uyumsuzluk oluşturan,bilimselliğe aykırı çelişkilerin tesbitidir.Dersim,tarihi,dili,kültürü, geleneksel ethonolojik,anthropolojik ve ethnolinguistik sorunlarının incelenmesi bilimsel ve akademik incelemenin gereğidir. Biz bu konuda  Ermenistan’da yokolma ile yüzyüze kalan EZDI soydaşlarızın başına gelenleri unutmıyoruz.

EZDI ‘lerin Ermenistan’daki sayıları konusunda Dr Asatrian ‘ın yorumu çok muğlaktır Ermenistan’ın EZDI lere karşı Ermenistan devletinin  izlediği politikadan asla bahetmez ve sorunu 1989 öncesine bağlı kılar.

« A vivid example of that is the USSR censuses held since the 30s to the late 80s. Neither of them identifies the Yezidis as an individual minority. The Soviet policy of unification of small nations, particularly the ethno-confessional minorities, the very existence of which used to be disregarded within the atheistic system, resulted in the Yezidis being completely identified with the Kurds through the linguistic classification. However, the last years of the USSR for many a nation have been characterized by the raise of self-awareness.

The Yezidi movement erupting in Armenia in 1988 appealed to the 3rd All-Armenian Yezidi

Assembly convened on 30 September 1989 (the two previous Assemblies occurred at the dawn of the Armenian Soviet Republic’s history, in 1921 and 1923) to challenge the Government for the official recognition of their identity. As a result, the Yezidis were presented as a separate minority in the USSR population census of 1989. According to this very census, the total count of Yezidis in Armenia was 52700. Thus, of ca. 60 000 persons formerly classified among the Kurds of Armenia, 88% identified themselves as Yezidi.»

 

Oysa Izady ‘ye göre «Ermenilerin soykırım girişimlerinden etkilenen Kürtler, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Ermenistan’ı Karabağ’dan ayıran topraklarda eski ‘Kızıl Kürdistan’ topluluğunu kurdular. Ermenistan’dan Karabağ’a ulaşmak için, Kızıl Kürdistan’dan geçmek gerekir. Ermeni birlikleri, düzensiz ve Amerikalı Ermeni gönüllüler 1991 sonlarında başlayarak, en az 2200 yıldır bölgede yaşayan Kürtleri ortadan kaldırmaya koyuldular. 

Militan Türki Azerbaycan’da vatandaşlık haklarından yoksun HintAvrupai bir azınlık olan Kızıl Kürtler, etnik varlıklarını bile inkar eden bu Sovyet Cumhuriyeti’nde 60 yıldan fazla bir süre marjinal, kırsal bir yaşam sürdüler. 1990′da Ermeniler ile Azeriler arasındaki düşmanlıkların henüz başlamadığı sırada Kürtler, böylesine marjinalleşmiş bir nüfustan beklenebilecek kadar savunmasızdı. Stratejik topraklarına göz diken ağır silahlı Ermeniler için kolay bir av oldular. »

1991 Mayısın’da Kızıl Kürdistan’ın başkenti Laçin’e hücum edildi ve alındı. Şehir 15. 000 Kürt’ten temizlendi (62) (Şehri ele geçirenler adını Kaşatag olarak değiştirdiler ve “eski bir Ermeni şehri” olarak ilan ettiler. 

İzleyen aylarda Kızıl Kürdistan’ın kırsal kesimi sistematik olarak Kürt nüfustan ve tarihsel anıtlardan arındırıldı. 1993 Nisanı’nda Ermeniler, bölgedeki en büyük Kürt şehri olan Kelbajar’a saldırdılar. Ermenistan’dan gelen yoğun bombardımanla Kelbajar topa tutuldu ve Karabağ’dan gelen birlikler ve ABD’den gelen Ermeni gönüllüler tarafından ele geçirildi. 

Yaklaşık 100.000 mülteciyle şişen Kelbajar ahalisi, ölümden kurtulmak için 10. 000 feet yükseklikteki Murov dağına kaçmak zorunda kaldı. New York Times’ın bir muhabiri, Kelbajar’daki gaddarlıklara tanık olan birkaç Batılı’dan biriydi.(63) Uluslararası Kızıl Haç, kaçan 15.000 sivilin kar altında hayatını yitirdiğini hesapladı. Osmanlıların 1915′te Ermeni sivillere yaptığı gibi, 1993′te de Ermeniler mültecileri bombaladılar, kurtarma ve boşaltma araçlarına saldırdılar, sıradan sivilleri pusuya düşürüp öldürdüler.(64) Kelbajar yerle bir edildi ve “dağ şehri” anlamına gelen Kürtçe adı değiştirilip “Karvajar” yapıldı. Sonraki aylarda, Kızıl Kürdistan’a yönelik Ermeni yıkımı, doğal çevreyi de kapsayacak şekilde genişledi. Örneğin, Kelbajar’ın etrafındaki bozulmamış ormanlar toptan kesime açıldı ve yakacak odun olarak Ermenilere satıldı. (65)

JENOSÌDLERÌN GERÇEKLÌĞÌ, TARÌHSEL  BÌR GERCEKLÌKTÌR. HALKLARIN TARIHSEL KÜLTÜRLERINÌ ÌNKÂR ETMEK ONLARIN KIMLIKLERI ILE OYNAMAK  FIZIKI OLARAK YOKETMEK FIZIKI JENOSIDDIR DILLERI VE KIMLIKLERIYLE OYNAMAK  KÜLTÜREL JENOSÌDDÌR.

Yukarıda  Ermenistan’da EZDILERE soykırım yapan Ermenistan Devletinin binlerce kilometre uzaklıktaki DERSIM ‘e kurtuluş getireceğine kimse inanamz.

 

Dr Ali KILIC , Paris  28 EKIM 2011

 

 

 

 

 

 KONFERANSA 15-09-2011 TARIHINDE  GŐNDERILEN MEKTUP

          CENTRE DE LA RECHERCHE SCIENTIFIQUE DU KURDISTAN

C.R.S.K.

Association de Loi 1901 RDA N°W212005346, 4 Rue de Saverne, 21500 DIJON France

Dr Ali KILIC

Président

Этот адрес e-mail защищен от спам-ботов. Чтобы увидеть его, у Вас должен быть включен Java-Script

Fixe : 00.33380432421

Port.0033631556896

 

                                                                                 Dijon  le 15 septembre 2011

 

                                                          A Madame la Prof.Dr. Victoria Arakelova

                                                    A Dr   Khachik Gevorgyan

Madame, Monsieur,

Nous avons l’honneur de connaître vos activités académiques et scientifiques sur la langue, la culture et l’identité de notre Département de Dersim et l’intérêt particulier que vous avez porté ,  aux questions linguistiques, identitaires et culturelles de  cette région  dont les peuples ont  fait l’objet d’un génocide phyisique, biologique, culturel. Nous apprécions votre  approche qui a pour but, le développement  de l’amitié, la paix, les échanges multiculturels entre les Peuples, plus particulièrement entre le Peuple Arménien et les Peuples du Dersim.  et du Koçgiri.

 

Comme vous pouvez constater  par notre  lettre destinée à Monsieur le Président de la République Nicolas Sarkozy, au sujet des relations diplomatiques, de la coopération scientifique  et académique   entre la France et le Gouvernement Régional du Kurdistan les orientations de nos activités définies. En effet, notre Centre, le CRSK  est composé par le  Centre de la Recherche Scientifique du Dersim et par le Centre de la Recherche Scientifique du Koçgiri, présidé par la sociologue, écrivaine et journaliste scientifique Kurde Sevê Evîn Ciçek. Elle a consacré des nombreuses recherches aux génocides, plus particulièrement au génocide des Arméniens, des Grecs et des Assyro Kheldaniens y compris les Kurdes.

 

La vérité c’est que  le Centre de la Recherche Scientifique du Kurdistan (C.R.S.K.) est fondé en France pour deux objectifs :

 

son premier objectif concernant la recherche scientifique et technique et la

Coopération scientifique et académique entre les universités de France et de celles du

Kurdistan entre l’Académie de Technologie de France et du Kurdistan

Rassembler des savants, scientifiques, des intellectuels, des écrivains à l’étranger et

S’associe des savants français et européens et ceux des départements du Kurdistan.

Encourager la vie scientifique, publier les œuvres scientifiques, académiques, techniques,

Littéraires, linguistiques, scolaires diffuser la science dans le public, protéger

L’environnement contre la construction des barrages entretenir avec vigilance une réflexion

Sur la place occupée dans le monde par la recherche sur l’histoire et sur l’environnement

Réaliser en établissant avec les structures scientifiques des relations pouvant se traduire par

Des structures communes, par des accords de coopération et d'échange de savants, par

L’organisation de colloques ou par la rédaction en commun de rapport des coopérations

Scientifiques et techniques entre les Universités du Kurdistan Sud et Nord avec les

Universités françaises, le CNRS, l’INRA, défendre les hommes de science victimes de

violations des droits de l'homme.

Assurer, dans ses archives, la conservation de documents contribuant à la connaissance de

L’histoire des sciences et des progrès de la pensée scientifique.

2- le second objectif concerne les Droits de l’Homme et de Libertés fondamentales

1. Le Centre de la Recherche Scientifique du Kurdistan a pour but de défendre et

Promouvoir l’héritage historique de la civilisation de la science anatolienne et

Mésopotamienne

2. Agir en particulier pour faire bénéficier les membres de la communauté scientifique kurde

D’Europe et des deux départements où qu’ils demeurent, de ces droits scientifiques, culturels,

Économiques et sociaux énoncés dans les instruments juridiques internationaux dans la charte

Des Nations unies, la Déclaration universelle des Droits de l’homme, les Pactes internationaux

Sur les droits civiques et politiques.

3. Dénoncer les violations du Droit international et des Droits de l’homme perpétrées contre

Les habitants du Kurdistan, et en dénoncer en particulier les auteurs. C’est le sous département

du Centre de la Recherche scientifique de Dersim et Koçgiri qui est habilité de suivre ces

démarches suites aux décisions prises par le CRSK.

4, Traduire et juger en collaboration avec les assistances juridiques internationales devant les

Cours Internationales de Justice, les marchands gouvernementaux ou particuliers qui vendent

des armes de destruction massive, (napalm , armes chimiques ou biologiques, composants

des armes nucléaires, les bombes à fragmentation ou incendiaires et des explosifs de toute

natures aux Etats se partageant le Kurdistan s’il est prouvé que ces armes sont utilisées contre

la population du Kurdistan et celle de Dersim et de Koçgiri

5.. Indemniser la population visée par l’utilisation des armes et des gaz utilisés cités ci -

dessus.

7, Faire appel à toutes les organisations nationales et internationales, à tous les hommes de

bonne volonté pour participer à la reconstruction de Dersim et de Koçgiri victimes de guerre

de destruction massive des villages et pour empêcher la construction de 8 barrages sur le

fleuve Munzur qui a une longueur de 85 km.

8. Assister judiciairement les membres de la communauté de Koçgiri(Sivas) et de Dersim »

 

 

C’est la raison, pour laquelle  je me permets de vous présenter le résumé de  mon exposé intitulé « Sur le Statut Linguistique  de la langue Kǐrmançki de Dersim  et sur l’identité  et la Culture de Dersim. » afin de  présenter lors de votre Conférence, en qualité du Président du CRSK, es docteur en philosophie des Sciences.

 

            Cordialement.

 

                                                                       Dr Ali KILIC

                                                                       Président du CRSK et du CRSD

 

 

PJ. Lettre destinée au Président Nicolas SARKOZY

 

 

 

 

Sur le Statut Linguistique  de la langue Kǐrmançki de Dersim  et sur l’identité  et la Culture de Dersim.

 

                                                           RESUME

La problématique de l’unité linguistique  de la langue Kǐrmançki de Dersim   à partir d’un alphabet unique a été posée par le département linguistique du CRSK.

Tous les dialectes de Kǐrmançki avec les références historiques  et identifiées, seront librement employés. Il est particulièrement vrai que la pratique libre de trois dialectes les plus anciens habituellement écrits comme Kirmanckî,Hewramî-Goranî et Lorî, leur protection et développement contribueront inévitablement au renforcement et à l’exploration meilleure, de notre  la langue.

Dans  les dialectes de Kǐrmançki  il y a certaines  différences grammaticales ; Mais en raison de l’approchement  de Dîmilki  du nord et  le Zazakî du Sud, il est indispensable, d’accepter un alphabet unifié. Une telle approche jouera un rôle important dans le domaine de la littérature et de l’éducation  pourra  créer  une armature pour le processus, instruction et  des perspectives littéraires parmi notre Peuple.

Nous constatons  d’une part sous le prétexte de la standardisation les activités du groupe Waté, dont l’activité linguistique est  basée sur l’emploi de la Grammaire de Mir Celadet Bederxan. Cette standardisation représente une déformation, une destruction relative à l’approche de l’impérialisme linguistique vis-à-vis du Kǐrmançki,  elle  ne corresponde pas à la réalité linguistique de notre langue ainsi  qu’aux dialectes Hewramî-Goranî et Lorî.

 

Nous n’observons d’autre part, que les activités linguistiques de certains chercheurs basées sur les analyses d’0. Mann., Rich, K. Hadank,-D.N. Mackenzie, refusent l’unité linguistique du Kurmandji et du Sorani sous prétexte de la diversité du Zazakî alors qu’ils n’ont jamais étudié  la langue Kǐrmançki de Dersim. Les disciples de cette école, font des recherches linguistiques sur base du Kǐrmançki, mais attribuèrent au Zazaki, sans tenir  comte que l’origine linguistique est  du Kǐrmançki.  C’est le cas de « Grammatik des Zaza Sprache, Nord Dialekt ( Dersim-Dialek) » (66) alors que le zazaki  pourra être  un dialecte du Kǐrmançki.

La  vérité c’est que plusieurs   recherches académiques effectuées  sur le Zazaki sur  la base d’une logique et d’une méthodologie erronées  comme d’Oscar Mann, Karl Hadank Peter Lerch, qui n’ont jamais découverte  la langue Kîrmançki de Dersim.

De plus la communauté scientifique sait que «  F. Muller a écrit une brève étude grammaticale du zazakî sur la base des textes publies par Lerch qui représentent le dialecte parle dans les régions de Mus et de Pa1u ; K. Hadank a publie des textes recueillis par 0. Mann en 1901­-1903, et 1906 et 1907. Et donnant de brèves informations grammaticales sur les principales parties de la langue dans le dialecte zazakî de Siverek et le zazakî  de Kor n’ont pas eu la possibilité d'établir sa place parmi les langues iranien­nes » (67). C’est le point du départ du Dr Z Selcan, qui tente de trouver une place pour le Zazakî dans  la même logique négationniste. Contrairement à ses thèses, nous ne parlons pas du Zazakî du Sud, mais de  la langue Kîrmançki de Dersim.  

La question qui se pose, est de savoir quelle instance scientifique  a accepté  l’alphabet de Mir Celadet Bedirxan ? Au nom de quoi ils imposent aux Dersimiens, un alphabet qui ne correspond pas à leurs réalités linguistiques ?  Autrement dit quelle autorité scientifique  qui  a jugé que les activités linguistiques d’0. Mann., Rich, K. Hadank,-D.N. Mackenzie, sont conformes à la réalité du Kǐrmançki du Dersim, qui  a fait l’objet d’un génocide culturel après le génocide physique et biologique ?

 

C’est  comme  le partage du Kurdistan  par le Traité de Sykes –Picot. Or,  Mir Celadet Bederxan,  ne connaît pas la langue Kǐrmançki de Dersim. Le texte religieux de Müftî  Xasî, en Zazakî  du Sud, n’a pas de valeur linguistique pour nous, dans la mesure où, l’éloge est destiné à un arabe massacreur et que nous ne le comprenons pas. C’est pourquoi,   nous pensons que les scientifiques et les académiciens   doivent poser cette question dans la problématique historique de la dialectologie comparée, de la phonétique historique et de la morphologie évolutive sur la base de l’identité linguistique et culturelle. Nous considérons  que la diversité linguistique  est une réalité  indépendante de notre conscience. Elle est une vérité linguistique de notre époque.

 

           

Dr Ali KILIC

 

 

 

 

BIBLIOGRAFYA  VE NOTLAR

1- INTERNATIONAL CONFERENCE ON ZAZA STUDIES, In commemoration of the 155th anniversary of the great German-Armenian scholar, pioneer of the Zaza Studies, Academician FRIEDRICH CARL ANDREAS (BAGRATOUNI) (1846-1930)

2- Bkz Konferans eki-I3-Bkz.wwww.pen-kurd.org.Dr Ali KILIC «La question nationale et coloniale en Caucasie

3- Bkz.wwww.pen-kurd.org.Dr Ali KILIC «La question nationale et coloniale en Caucasie »

4-Es bewegt sich etwas nur, nicht in dem es in diesem Jetzt hier ist und in einem anderen Jetzt dort, sondern in dem es in ein und demselben Jetzt hier und nicht hier, indem es in diesem Hier zugleich ist und nicht ist. Man muss den alten Dialektikern die Widersprüche zugeben, die sie in der Bewegung aufzeigen, aber daraus folgt nicht, dass darum die Bewegung nicht ist, sondern vielmehr dass die Bewegung der daseiende Widerspruch selbst ist Hegel, Wissenschaft der Logik, Die Lehre vom Wesen, Hamburg 1813, S. 61.

5-ENGELS”Die Bewegung selbst ist ein Widerspruch; sogar schon die einfache mechanische Ortsbewegung kann sich nur dadurch vollziehn, daß ein Körper in einem und demselben Zeitmoment an einem Ort und zugleich an einem andern Ort, an einem und demselben Ort und nicht an ihm ist. Und die fortwährende Setzung und gleichzeitige Lösung dieses Widerspruchs ist eben die Bewegung.”Anti Dühring

6-Yerevan State University, Editor-in Chief, Iran and the Caucasus, Chairman of the Organising Committee

7 Ara Tpoian President, Modus Vivendi Centre, Yerevan Academic Gatherings as an Efficient Tool of Public Diplomacy

8-Leiden University, Associate Editor, Iran and the Caucasus.‘Iran and the Caucasus’ and the Study of Iranian Ethnic Groups of the Region

9-Tigran Sarukhanyan  Member of International Association of Genocide Scholars Visiting Research Fellow (PRO), Official Archives of Great Britain Humboldrt Fellow, University of Goettingen, Germany Mr Tigran  Great Britain and the Armenian Genocide in Ottoman Turkey, 1915-1918, Museum-Institute of Armenian Genocide of National Academy of Science Edition, Yerevan, 2005, 202 p., (in Arm.)

10-in the university-library of Copenhagen, edited by Frederic Charles Andreas Publication :  Kiel : Lipsius and Tischer, 1882
11-Andreas, Frederic Charles   Iranische Dialekt Aufzeichnungen [Texte imprimé] / aus dem Nachlass von F. C. Andreas, zusammen mit Kaj Barr und W. Henning bearbeitet und herausgegeben von Arthur Christensen Berlin : Weidmann, 1939. In-8°, VI-497 p.

12-Adontz« According to the indication of Faustus of Byzantium203, Sahunian Sophene lay between Anzitene and the Mzur. In the Armenian Gebgrayhy Sophene is defined as the province " to the west of Palnatun and Balahovit" 2o13, i.e. it coincides with Sahunian Sophene. It is curious that Ptolemy also includes merely the territory of Lesser Sophene under the name of Sophene. Sophene, for him, is one of the provinces included between the Euphrates and- its tributary the Arsanias and it lies next to Akilisene and Asthianene along this tributary of the river, i.e. along the Arsanias » p.19

13- Dr Garnik Asatrian PIYA dergisine verdi demeç

14- Sandalgian, Joseph (prêtre arménien)   Histoire documentaire de l'Arménie des âges du paganisme (1410 av.-305 apr. J.-C.), précédée de questions ethnographiques, linguistiques et archéologiques, et suivie de la mythologie ourarto-arménienne, par Joseph Sandalgian,... [Texte imprimé]Publication :  Rome : Impr. du Sénat, 1917 Description matérielle :  2 vol. in-4°  Notice n° : FRBNF31293926

15-   Les inscriptions de la Perse achéménide [Texte imprimé] / trad. du vieux perse, de l'élamite, du babylonien et de l'araméen, présenté et annoté par Pierre LecoqPublication :  [Paris] : Gallimard, 1997

17-M.H.ANIKIAN ARMENIA(Christian).ARMENIA(Vanic) SAYCE,ARMENIA(Zoroastrian) F :Macler

18-Carrière, Auguste Les huit Sanctuaires de l'Arménie payenne, d'après Agathange et Moïse de Khoren [Texte imprimé] : étude critique / par A. Carrière,...Publication :  Paris : E. Leroux, 1899

19Hassoun, Antoine Pierre IX (patriarche arménien de Constantinople Mgr) Titre(s) :  Les arméniens de Turquie [Texte imprimé] : rapport du patriarche arménien de Constantinople à la sublime porte / traduit de l'arménien par K. S. Achguerd Publication :  Paris : E. Leroux, 1877 Description matérielle :  1 vol. (67 p.) ; in-8
Note(s) :  Par A. P. HassounAutre(s) auteur(s) :  Achguerd, K S. Traducteur Notice n° : FRBNF33246643

20-Adjarian, Hratchia (1876-1953. Cartographe  Carte des langues et des dialectes parlés par les Arméniens [Document cartographique] / H. Adjarian  Adjarian, Hratchia (1876-1953)   Classification des dialectes arméniens [Texte imprimé] / par H. Adjarian,...  Paris : H. Champion, 1909 Adjarian, Hratchia (1876-1953)   H. Adjarian. Les Explosives de l'ancien arménien étudiées dans les dialectes modernes [Texte imprimé]   Paris, 6, rue Antoine-Dubois, 1899. In-8°. Pièce
21-Adjarian, Hratchia ibid.p.12

22-Adjarian, Hratchia ibid.p.55

23-  Patkanian, Kéropé    Recherches sur la formation de la langue arménienne, par M. K. Patkanoff, mémoire traduit du russe par M. Évariste Prud'homme, revu sur le texte original et annoté par M. Édouard Dulaurier  Paris : Impr. nationale, 1871Description matérielle :  In-8° , 169 p.:  Extrait du "Journal asiatique", 1870, n° 7
  Dulaurier, Édouard. Éditeur scientifique Prudhomme, Évariste. Traducteur Notice n° : FRBNF31066440

24-Aristakes de Lastivert (1002?-1080)    Histoire d'Arménie, comprenant la fin du royaume d'Ani et le commencement de l'invasion des Seldjoukides, par Arisdaguès de Lasdiverd, traduite pour la première fois de l'arménien... et accompagnée de notes par M. Évariste Prud'homme [Texte imprimé]

25- WERNER, Eberhard Germany) – The Struggle for Zaza Identity – Cognitive Anthropology:Emic and Etic Aspects of the Zaza Worldview A grammar of Dimili also known as ZazaCitation-TODD, Terry, author; WERNER, Eberhard, editor. 2002. A grammar of Dimili also known as Zaza. 2nd ed. Stockholm, Sweden: Iremet Förlag. xiv, 157 pages.  And Bibelübersetzung als Missionstheologisches Kommunicationsmodell, dargestellt am Beispiel der Bibelübersetzung in die Sprache der Zaza, exemplarisch am Beispiel des Begriffes „Mensch“Citation-WERNER, Eberhard, author. 2006. Bibelübersetzung als Missionstheologisches Kommunicationsmodell, dargestellt am Beispiel der Bibelübersetzung in die Sprache der Zaza, exemplarisch am Beispiel des Begriffes „Mensch“. M.A., Akademie für Mission und Gemeindebau (Gießen, Germany). 97

26- WERNER, Eberhard, The links between the “science of Bible Translation” and modern linguistic findings is represented in different communication and translation models as presented in this paper. In theory or practice, sometimes in both, there is lack of a reciprocal relationship. This becomes evident in the field of training translators, resulting in the restriction of one or two models. In order to bring linguistic and communication theory research closer to translators, the theoretical basics of these models have to be presented and their practical repercussions pointed out. The illustrative example of the translation

project with the Zaza people provides a glimpse into this problem. It is plausible that training translators in these models necessarily highlights the communicative channels used in divine communication processes, as well as which model or mix of models is best used to accomplish a contextualised translation. In addition to better linking, this procedure reveals the function and classification of Bible Translation within missiology and theology. In other words as a consequence of this localization and linking, the questions concerning translation projects could …

27- Diâkonov, Igor Mihajlovič (1915-....)    Afrasian languages [Texte imprimé] [transl. from the Russian by A.A. Korolev and V.Ya. Pokhomovsky] Traduction de : Afrazijskie âzyki Publication :  Moskow : Nauka, 1988 Description matérielle :  141 p. ; 22 cm Collection :  Languages of Asia and Africa  Bibliogr., 8 p.  Diâkonov, Igor Mihajlovič (1915-....) Starostin, Sergej Anatolievič   Hurro-Urartian as an Eastern Caucasian language [Texte imprimé] / by I.M. Diakonoff and S.A. StarostinPublication :  München : B. Kitzinger, 1986 Description matérielle :  X-103 p. ; 21 cm
Collection :  Münchener Studien zur Sprachwissenschaft. Beiheft. Neue Folge, ISSN 0077-1910 ; 12:  
Hourrite (langue ) -- Grammaire comparée -- Ourartéen (langue)  Ourartéen (langue ) -- Grammaire comparée -- Hourrite (langue)  Diâkonov, Igor Mihajlovič (1915-....) Titre(s) :  The paths of history [Texte imprimé] / Igor M. Diakonoff Traduction de : Pusti Istorii : ot drevneishego chelovek do nashikh dnei Publication :  Cambridge : Cambridge university press, 1999
Description matérielle :  XI-355 p. ; 24 cm
Dʹâkonov, Igorʹ Mihajlovič (1915-....)  Titre(s) :  The Pre-history of the Armenian people [Texte imprimé] / by I. M. Diakonoff ; transl. from the Russian by Lori Jennings with revisions by the author Traduction de : Predystoriâ armânskogo narodaPublication :  Delmar, NY : Caravan books, 1984

28-Safrastian, Arshak The Ḫurri-lands [Texte imprimé],  Hertford, S. Austin and sons, 1937. In-8°, paginé 247-277Note(s) :  Reprinted from "Georgica", autumn 1937 Notice n° : FRBNF32596612Safrastian, Arshak
Titre(s) :  Kurds and Kurdistan [Texte imprimé], by Arshak SafrastianPublication :  London, the Harvill press, 1948. In-16, 106 p., pl., carte. [Ech. int. 8414] -VIIIf- Notice n° : FRBNF32596615 Safrastian, Arshak
Titre(s) :  The Land of Khurri in the Armenian language and literature, by Arshak Safrastian... [Texte imprimé]
Publication :  London, Dorian publications, (s. d.). In-8°, 17 p., carte. [Don 345190] -VIIIc-Xa- Note(s) :  La p. de titre porte : Read at the 21e International congress of orientalists in Paris, 23rd to 31st July, 1948Safrastian, ArshakTitre(s) :  Mitanni, its Capital Wassuggani and their historical development in later times until to-day [Texte imprimé]Publication :  [S. l. ?], [1935?]Description matérielle :  In-4 ° Note(s) :  Extr. de : C. O. 1935. XIX. 101-108 Safrastian, Arshak Titre(s) :  Tešup - Japetos(-te) equation according to old Armenian historıical tradition [Texte imprimé]Publication :  [S. l. ?], [1957?]Description matérielle :  In-4 ° Note(s) :  Extr. de : C. O. XXIV. 1957. 170-173

29-Asatrian, G. S.Gevorgian, N. Kh.Titre(s) :  Zāzā Niscellany : notes on some religious customs and institutions [Texte imprimé]Publication :  [S. l. ?], [1988?] Description matérielle :  In-8 ° Note(s) :  Extr. de : Acta Iranica. 28. 1988. 499-508

30-Halajyan, Gevorg (1885-1966)   Hay Azgagrowt’yown ev Banahyowsowt’yown , Dersimi Hayeri Azgagrowt’yownë / Gevorg Halaĵyan Հայ Ազգագրություն եվ Բանահյուսություն [Texte imprimé] : Դերսիմի Հայերի Ազգագրությունը / Գեվորգ Հալաջյան Titre d'ensemble :  Hay Azgagrowt’yown ev Banahyowsowt’yown / Artašes M. Nazinyan ; 5 Հայ Ազգագրություն եվ Բանահյուսություն / Արտաշես Մ. Նազինյան ; 5Lien au titre d'ensemble :  Hay azgagrowt’yown ev banahyowsowt’yown Publication :  Erevan : Haykakan Gitowt’yownneri Akademia, 1973
;
Երեվան : Հայկական Գիտությունների Ակատեմիա, 1973 Description matérielle :  1 vol. (300 p.) : portrait, ill., carte ; 30 cm

31-Avétis Aharonian , Les anciennes  cryoyances aeméniennes, Thèse de Doctorat, Factulté des Lettres

Universités de Genève ,1913.

32-Arekrlova-(Armenia) and Christine Grigorian (Armenia) – The Halvory Vank: An Armenian Monastery and Zaza Sanctuary

33- (Germany). Memories of Violence and Supression: Zaza Alevi Dedes in Dersim.

34  (Armenia). Pre-Islamic Elements in the Alevi Zaza Religion

35 Carrière, Auguste Les huit Sanctuaires de l'Arménie payenne, d'après Agathange et Moïse de Khoren [Texte imprimé] : étude critique / par A. Carrière,...Publication :  Paris : E. Leroux, 1899

36- Sandalgian, Joseph (prêtre arménien)   Histoire documentaire de l'Arménie des âges du paganisme (1410 av.-305 apr. J.-C.), précédée de questions ethnographiques, linguistiques et archéologiques, et suivie de la mythologie ourarto-arménienne, par Joseph Sandalgian,... [Texte imprimé]Publication :  Rome : Impr. du Sénat, 1917 Description matérielle :  2 vol. in-4°  Notice n° : FRBNF31293926

37-      Neẓāmī-e Ganǧavi (1140-1202)  - Behram-Gur und die russische Fuerstentochter... 2te Auflage [Kasan (und Berlin), 1844 Description matérielle :  In-4° Autre(s) auteur(s) :  Erdmann, Franz von. Éditeur scientifique

Ferdowsī, Abū al-Qāsem Ḥasan ibn ʿAlī (0940-1020) Muǧtabāʾî, Fatḥ Allâh  Neẓāmī-e Ganǧavi (1140-1202)   [Šāh-nāma (persan). 07.. fac-sim.] Šāh-nāmah-yi Firdawsî hamrā-yi bā H̱amsah-i Niẓāmî [Texte imprimé] : Čap ʿaksî az rū-i nusẖah-'i mutaʿallaq bih Markaz dāʾiraẗ al-maʿārif buzurg-i islāmî marbūṭ bih sad-'i 8 hiǧrî qamarî / bā muqaddimah-'i Fatḥ Allâh Muǧtabāʾî
شاه نامه فردوسى بهمراه با خمسه نظامى [Texte imprimé] : چاپ عكسى از روى نسخه متعلق به مركز دائرة المعارف بزرگ اسلامى مربوط به سده 8 هجرى قمرى / با مقدمه فتح الله مجتبائىTihrān : Markaz dāʾiraẗ al-maʿārif-i buzurg-i islāmî, 2000
; تهران : مركز دائرة المعارف بزرگ اسلامى, 2000Description matérielle :  1077 p. : ill. ; 32 cm

 Neẓāmī-e Gangavi (1140-1202) Kolliyāt-e H̲amse...  Ḥakīm Niẓāmī-e Ganǧavī ; moqaddeme va šarh-e ḥāl az ...Šiblī-e NuʿmāniPublication :  Tehrān : Sāzmān-e entešārāt-e Ǧavīdān, 1374 [1995]
Description matérielle :  LXIV-1533 p. : [1] p.de pl. ; 24 cm,

 

38-Ferdowsī, Abū al-Qāsem Ḥasan ibn Alī (0940-1020)   [Šāh-nāma. Extraitgourani)]
La légende de Bīžan-u Manīǰa [Texte imprimé] : version populaire du Sud du Kurdistan, en langue gouranie : épisode du Shāhnāma, épopée iranienne / Texte établi, introduction, traduction, thèmes folkloriques, notes linguistiques et glossaire par Mohammad Mokri Publication :  Paris : Klincksieck, 1966 Description matérielle :  1 vol. ( XII-266 p.) ; 25 cm

39Arthur de Gobineau, Lecture des textes cunéiformes,Paris 1858

40- Ferdowsī, Abū al-Qāsem Ḥasan ibn Alī (0940-1020)  Soohrab, a poem, freely translated from the original Persian of Firdousee, being a portion of the Shahnamu of that celebrated poet, by James Atkinson,... [Texte imprimé] Calcutta : printed by P. Pereira, 1814 Description matérielle :  In-8° , XXV-268 p.

41- Diyaberkirli Şerifi,Şahname, Topkapı Sarayı Kütüphanesi Hazine -1522,TDK,Ankara,1999

42-      Ferdowsī, Abū al-Qāsem Ḥasan ibn ʿAlī (0940-1020) Le Livre des rois , Tome I,Paris,1876, s 54 .publié, traduit et commenté par M. Jules Mohl Traduction de : Šahnāmeh Publication :  Paris : J. Maisonneuve, 1976  53-Mayenne : impr. J. Floch Description matérielle :  7 vol., 569 629 695 765 p. : ill. ; 27 cm  L'éd. ancienne a paru dans la "Collection orientale". - Texte persan et traduction française en regard  Reprod. en fac-sim. de l'éd. de Paris, Impr. nationale, 1838-1878

““Sen ey yeryüzünün hükümdarı Şah Mahmud/Benden kormuyorsan,Tanrı’dan  kork/bütün dünyanın ganimeti sende iken/ sormadın mı kendine neden bu çığlıklar?/ bilmiyor musun ruhumun enerjisini/ düşünmedin mi kan akan kılıcı mı?Sen bana hakaret ediyorsun koyun diyorsun, oysa ben cesur bir arslanım, bana itiralar yapıyorsun, sana göre ben Peygamber ile Ali’nin sevgisinden yoksunum, ben ahirete kadar onların kulu kölesiyim, Kral’ın kılıcı başımı paramparça edene kadar. Ben Peygamber ailesinin kulu,kölesiyim.Onlar için,Ali nin yaklarının tozu için  methiyeler okurum. Eger birinin kalbinde Ali’ye karşı kötülük varsa, dünya’da bundan daha aşağılık biri olur mu? Sen beni fillerin ayakları altında bedenenimin deniz dalgaları mosmor olana dek ezmekle tehdit ediyorsun.Ben hiç bir şeyden korkmuyorum.Ruhum sakindir. Kalbim Peygamber ve Ali’nin sevgisiyle doludur.”(çev-Dr Ali KILIC)

 

43-Nezami, La sette principesse,Alessandro Bausani ( Fondée sur l’Edition de Ritter et Rypha,1934),Bari, 1967,Giriş,s.3

44- Neẓāmī-e Ganǧavi (1140-1202)  - Behram-Gur und die russische Fuerstentochter... 2te Auflage [Kasan (und Berlin), 1844 Description matérielle :  In-4° Autre(s) auteur(s) :  Erdmann, Franz von. Éditeur scientifique

             2-Neẓāmī-e Ganǧavi (1140-1202)  Behram-Gur und die russische Fuerstentochter, Muhammed Niszamiud-din, dem Gendscher, nachgebildet und durch kritisch-philologische Anmerkungen erlaeutert von Franz vonErdmann... 2te Auflage , Kasan : gedruckt in der Universitaets-Typographie, 1844, s;43

45- Neẓāmī-e Gangavi (1140-1202)  Heft Peiker,ein romantisches epos des Niẓāmī Gengeʼī, herausgegeben von H. Ritter und J. Rypka  Publication :  Praha, Orientální ústav, 1934. Gr. in-8°, XI-4-303-43 p.

46-      Nezâmî,Le pavion des Sept Princesses,traduit du persan,prtésenté et annoté par Michael Barry,Où Bahram s’en vient sous le tente d’un vieux berger Kurde, pp.439-446, Gallimard, Paris 2000

47-      Nezâmî, The Suikandar-Nameh,(Charaf Namah) traduit par H.Wilberforce  Clarke, London,1881

48         Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273) Le chant du soleil [Texte imprimé] / Rûmi ; éd. établie par Eva de Vitray-Meyerovitch et Marie-Pierre Chevrier  Paris : la Table ronde, 1997
Impression : 77-Courtry : Impr. SagimDescription matérielle :  115 p. : couv. ill. en coul. ; 14 cm
Collection :  Les petits livres de la sagesse, ISSN 1264-0743

49        Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273)   Dîvân-ı kebîr [Texte imprimé] : Gül-deste / Mevlânâ Celâleddin ; haz. Abdülbâkî Gölpınarlı  : Divan-e Kabīr Publication :  İstanbul : Remzi kitabevi, 1955  398 p. ; 25 cm

50-      Zikr et chants soufis [Enregistrement sonore] : les derviches qâderi de Sanandaj, Iran / Khalife Karim Safvati, Mirza Âghe Ghowsi, chant, def... [et al.] Publication :  Paris : Radio-France ; Arles : distrib. Harmonia mundi France, 1995 (DL)

51-      Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273)    Kolliyāt-e dīvān-e Šams-e Tabrīzī [Texte imprimé] / Ǧalāl al-Dīn Rūmi ; bā moqaddeme...Ǧalāl al-Dīn Homāʼī ; be ehtemām Manṣūr Mošfeq Publication :  Tehrān : Entešārāt-e Ṣafī ʿAlīšāh, 1374 [1996]Description matérielle :  918 p. ; 25 cm

52-       Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273) Titre(s) :  Des larmes de perles éternelles [Texte imprimé] : traduction et commentaires de poèmes persans et chants soufis

53-      Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273)   Le miroir infini [Texte imprimé] / Rûmî ; [calligraphies de] Rachid Koraïchi ; [textes choisis par] Marine Lostia,  Paris : Éd. Alternatives, 2001, impr. en Italie
Description matérielle :  126 p. : ill. en noir et en coul., couv. ill. ; 31 cm

54-      Djalāl al-Dīn Rūmī (1207-1273) , La nouvelle naissance de l'homme. Premier vol. [Texte imprimé] : quintessence de l'éducation / parole sacrée de Mowlana, Rümi ; [trad. et commenté] par Azar Rahnéma

 La nouvelle naissance de l'homme.  Paris (199 rue de Grenelle, 75007) : Lignes et formes, 19992-Boulogne-Billancourt : Impr. P.-J. Mathan  222-222 p. : couv. ill. en coul. ; 23 cm

55-      [Vilâyet-nâme (Bektaş Velî ) (turc). 1996] Hacı Bektaş-ı Veli manzum Vilâyetnamesi [Texte imprimé] / haz. Bedri Noyan, İstanbul : Can, 1996Description matérielle :  446 p. : fac-sim. ; 20 cm
Note(s) :  Autre forme de titre : "Firdevs-i rûmi manzum Hacı Bektaş Veli Vilâyetnamesi". - Bibliogr. p. 441-446 Firdevs-i rûmi manzum Hacı Bektaş Veli Vilâyetnamesi

56-       [Vilâyet-nâme (Bektaş Velî ) (français). 1997] Le livre des derviches bektashi [Texte imprimé] : hagiographie de Hunkar Hadj Bektash Veli / trad. du turc de Kudsi Erguner,... version française par Pierre Maniez. Suivi de Les dits des Bektashi / trad. du turc de Kudsi Erguner,... version française par Christian Le Mellec   L'Isle-sur-la-Sorgue : le Bois d'Orion, 1997  53-Mayenne : Impr. Floch-Description matérielle :  252 p. : couv. ill. ; 21 cm

57-      [Vilâyet-nâme (Bektaş Velî ) (turc). 1957?]Velâyetnâme-i Hacı Bektaş Veli [Texte imprimé] : Hacı Bektaş Velinin hayatı / haz. ve yay. Sefer Aytekin, Ankara : Emek basım yayımevi, t.y. 312 p. ; 17 cm Adapté du ms. rédigé par Ali Çelebi et pour les passages manquants de la version d'Alep. - L'ouvrage porte "basılışı 1958 den önce" de la main du Prof. P.N. Boratav [Vilâyet-nâme (Bektaş Velî ) (turc). 1957?] Velâyetnâme-i Hacı Bektaş Veli [Texte imprimé] : Hacı Bektaş Velinin hayatı / haz. ve yay. Sefer AytekinAnkara : Emek basım yayımevi, t.y. 312 p. ; 17 cm  Adapté du ms. rédigé par Ali Çelebi et pour les passages manquants de la version d'Alep. - L'ouvrage porte "basılışı 1958 den önce" de la main du Prof. P.N. Boratav

58-      Yearbook of the Intemational Law Commission, 1950, Vol. II, pp. 374–378

59-      Bertrand Russell (Onursal Başkan) -Filozof ve matematikçi 2-Jean-Paul Sartre (İdari Başkan) – Filozof3-Vladimir Dedijer (Mahkeme ve oturum başkanı)-Hukuk doktoru ve tarihçi 4-Wolfgang Abendroth -Hukuk doktoru ve siyaset bilimi profesörü 5-Gunther Anders -Yazar ve filozof 6-Mehmet Ali Aybar -Uluslararası avukat ve milletvekili, Türkiye İşçi Partisi başkanı 7-James Baldwin -Roman ve deneme yazarı 8-Lelio Basso -Uluslararası avukat, İtalya Parlamentosu milletvekili ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyesi, Roma Üniversitesi'nde profesör, PSIUP (İtalyan Sosyalist Proleter Birlik Partisi) başkanı 9-Simone de Beauvoir -Yazar ve filozof 10-Lazaro Cardenas -Meksika eski devlet başkanı 11-Stokely Carmichael -Barışçıl Öğrenci Koordinasyon Komitesi başkanı 12-Lawrence Daly -Büyük Britanya Ulusal Madenciler Sendikası genel sekreteri, sosyalist 13-Dave Dellinger-Amerikalı pasifist, Liberation'ın editörü, 5. Cadde Gösteri Komitesi başkanı 14-Isaac Deutscher – Tarihçi 15-Haika Grossman -Hukukçu, Yahudi özgürlük savaşçısı 16-Gisele Halimi -Paris Barosu avukatı, Djamila Bouhired'in müdafii, Cezayir'deki Fransız baskısına dair eserlerin yazarı 17-Amado V. Hernandez -Filipinler'in saray şairi, Demokratik İşçi Partisi Başkanı, Ulusal Filipinli Yazarlar Örgütü fiili başkanı 18-Melba Hernandez-Küba, Vietnam'la Dayanışma Komitesi başkanı 19-Mahmud Ali Kasuri-Pakistan Ulusal Meclisi'nde milletvekili, Pakistan Yüksek Mahkemesi'nde avukat 20-Sara Lidman-Yazar 21Kinju Morikawa -Avukat, Japonya Medeni Haklar Birliği başkan yardımcısı 22-Carl Oglesby İçin Öğrenci Girişimi eski başkanı, oyun yazarı, siyasal makale yazarı 23-Shoichi Sakata -Fizik profesörü 24-Laurent Schwartz -Matematik profesörü 25-Peter Weiss -Oyun yazarı

60- Déclaration du CRSK  en date du 14-06-2010 Selon Prof. Israel W. Charny of Hebrew University of Jerusalem,former president of the International Association of Genocide Scholars; Executive Director of the Institute on the Holocaust and Genocide, Jerusalem; and Editor-in-Chief of the Encyclopedia of Genocide: "It is believed that in Turkey between 1913 and 1922, under the successive regimes of the Young Turks and of Mustafa Kemal (Ataturk), more than 3.5 million Armenian, Assyrian and Greek Christians were massacred in a state-organized and state-sponsored campaign of destruction and genocide, aiming at wiping out from the emerging Turkish Republic its native Christian populations. This Christian Holocaust is viewed as the precursor to the Jewish Holocaust in WWII. To this day, the Turkish government ostensibly denies having committed this genocide."1 Il faut ajouter à ces chiffres plus 1.500.000 Kurdes qui ont l’objet de l’extermination massive et génocidaire. 

61-« A vivid example of that is the USSR censuses held since the 30s to the late 80s. Neither of them identifies the Yezidis as an individual minority. The Soviet policy of unification of small nations, particularly the ethno-confessional minorities, the very existence of which used to be disregarded within the atheistic system, resulted in the Yezidis being completely identified with the Kurds through the linguistic classification. However, the last years of the USSR for many a nation have been characterized by the raise of self-awareness.

The Yezidi movement erupting in Armenia in 1988 appealed to the 3rd All-Armenian Yezidi

Assembly convened on 30 September 1989 (the two previous Assemblies occurred at the dawn of the Armenian Soviet Republic’s history, in 1921 and 1923) to challenge the Government for the official recognition of their identity. As a result, the Yezidis were presented as a separate minority in the USSR population census of 1989. According to this very census, the total count of Yezidis in Armenia was 52700. Thus, of ca. 60 000 persons formerly classified among the Kurds of Armenia, 88% identified themselves as Yezidi.»

62 Economist, 1/9/93; Helsinki Watch Report, 1994

63-New York Times, 4.7.93

64- New York Times, 4.7.93; Kurdish Life, 9/1994; 13/1995; 18/1996

65-Armenian Reporter, 8.7.93

66- Zülfü Selcan, Grammatik des Zaza Sprache, Nord Dialekt ( Dersim-Dialekt),W&T,Wissenschaft & Teknik Verlag,1998

67- Prof. Q.Kurdoev

 

www.kurdist.ru

 

 

опубликовано
Добавить новыйПоискRSS
Только зарегистрированные пользователи могут оставлять комментарии!
Русская редакция: www.freedom-ru.net & www.joomlao.com

Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved.

Последнее обновление ( Monday, 31 October 2011 )
 
< Пред.   След. >

Авторизация

Вход / Регистрация

Кто на сайте?

Сейчас на сайте:
Гостей - 2

Последние комментарии

Другие Статьи

                                               

Всего пользователей

114202 зарегистрированных
13 сегодня
241 на этой неделе
1056 в этом месяце
новенький: bonsax